HİKAYE:

TEK AYAKKABI
(26 ŞUBAT I992 HOCALI KATLİAMI)

 23 Şubat 1992. Azerbaycan Dağlık Karabağ Bölgesi. Hocalı. Hava ayaz mı ayaz. Buz kesiyor ortalık. Yaktıkları sobanın başında ısınmaya çalışıyor Kerim’in ailesi.  Soğuğa aldırmıyorlar. Ailenin en küçük ferdi Hasret 7 yaşına basacak yarın.  Ailesi çok seviniyordu. Artık delikanlı olma yolunda adım adım ilerliyordu Hasret. O gece geç saatlere kadar fenerin ışığında oturan aile yataklarına girmiş, uykuya dalmıştı…
 24 Şubat 1992. Hocalı’nın sokakları ıssız. Hasretin babası Kerim evden erken çıkmıştı. Uzun süredir ayaklarında delinmiş, su alan bir ayakkabıyı sürüyerek giyen oğlu Hasret’e ayakkabı almaktı niyeti. İlk açılan dükkândan ona bir ayakkabı aldı. Güzelce gazeteye sardı. Poşete koydu. Oğluna hediye almıştı.
  Kerim çarşıdan eve gelinceye kadar ev halkı çoktan kalkmıştı. Beraber bir şeyler yediler kuru katık. Sonra Kerim oğlu Hasret’i yanına çağırdı.
  -Can Balam bugün senin doğum günün. Sana küçük bir hediye aldım, dedi. Gazeteye sarılı paketi eline tutuşturdu. Hasret kâğıtları parçalayıp attı. Pırıl pırıl bir çift ayakkabı elinde duruyordu. Hemen yere eğildi. Ayakkabıları giydi. Ayağını saran bir çift pabuca sahip olmak onu o kadar mutlu etmişti ki, sevinçten uçacaktı. Kirlenmesin diye evin içinde giydiği ayakkabılarını geceleyin yatağına almış öyle uyumuştu.
  Yukarı Karabağ’da Ermeniler ile Azerbaycanlılar arasındaki savaşı başladığından itibaren bu bölgenin en önemli tepesinde yer alan Hocalı şehri stratejikti. Ermenistan için askeri bir hedef niteliğinde idi. Hocalı kasabası, Karabağ denilen dağ silsilesinde Ağdam-Şuşa, Eskeran-Hankendi yollarının üzerinde bulunmaktaydı. Kerim’in ailesi de bu savaş başlayalı çok tedirgindi. Bölgeye Ermeni askerlerinin saldırma ihtimali çok konuşuluyordu. Zaten bir sürü de saldırı yaşanmıştı. Hocalı, Hankendi’nden 10 km uzaklıkta güneydoğudaydı.  Karabağ’daki tek havaalanı Hocalı’da yer alıyordu. Hocalı 1991 yılının Ekim ayından itibaren ablukadaydı. Etrafı tamamen Ermeni askerlerince tutulmuştu.  1991 Ekim ayının 30’unda kara yoluyla ulaşım kapanmış ve tek ulaşım vasıtası olarak helikopter kalmıştı. Hocalı’ya son helikopter 1992 yılı Ocak ayının 28’inde gelmişti. Şuşa şehrinin semalarında sivil helikopterin vurulması ve bunun sonucunda 40 kişinin ölümünden sonra bu ulaşım da kesilmiş ve Hocalı artık tam bir abluka içinde kalmıştı. Ocak ayının 2’sinden itibaren Hocalı’da elektrikte yoktu. Şubatın ikinci yarısından itibaren Hocalı, Ermeni silahlı birliklerinin ablukasına alınmış ve her gün toplar ve ağır makineli silahlarla bombalanan, bunalım yaşayan şehir olmuştu.
  25-26 Şubat 1992. 10 bin nüfuslu Hocalı’da 25-26 Şubat günlerinde 3.000 Azerbaycanlı bulunmaktaydı. 25 Şubat gecesi başlayan saldırılar ermeni askerlerince tam bir vahşiliğe dönüştürüldü. Katliama başlamışlardı. 

Silah seslerini duyan ve savunmasız, silahsız durumda olan Kerim’in ailesi de seslerinin yoğunlaşması üzerine dağda bulunan taşlık alandaki hayvanlarını barındırdıkları mağaraya gitmek için evlerinden çıkmışlardı. Hasret için ayakkabısı çok önemliydi. Gecenin karanlığında ayakkabılarını aldı. Karanlıkta ailesi ile birlikte mağaraya doğru koştular. Gecenin karanlığında Hasretin ayağı bir ağacın köküne takıldı, düştü. Yere yuvarlanmıştı. Elinde tuttuğu ayakkabılarından bir karanlıkta kaybolmuştu. Eliyle yokladı, ama bulamadı. Babası kendini tutup kaldırdı. Koşmaya devam ettiler.

  Bu sırada yoğun silah sesleri ve insanların bağrışmaları duyuluyordu. İki gün boyunca saldırı devam etti. 26 Şubat gecesi bu saldırılar, insanlık katliamına ve tam bir vahşete dönüşmüştü. Saldırıda katledilen toplam Azerbaycanlı sayısı 1.300 civarındaydı. Kadın, çocuk ve yaşlılar da dâhil olmak üzere siviller katledilmişti. Katliamın ilk gecesinde sekiz aile bütün fertleriyle öldürülmüş, 700’den fazla çocuk anne ya da babasını kaybetmişti. Yaralılar 1.000 kişiydi. Karabağ’dan bir sürü insan gitmek zorunda kalmış kaçkın duruma düşmüştü.
  Hasret katliamdan kurtulmuştu. Ama ayağına giydiği tek ayakkabısı ile hayatın en mutlu günü zehir olmuştu. Yüreğinde ölen kardeşlerinin acısını hiçbir zaman unutmayacaktı. Ayağındaki tek ayakkabısına bakıyordu Hasret. Artık dursun insanlık suçları, zulüm, işkence, savaş ve katliamlar diyordu Hasret!  
  Yıl 2020 Hasret hâlâ o tek ayakkabıyı saklamaya devam ediyordu... 
   2021 Hasret ayakkabıyı sakladığı toprakları Azerbaycan ordusu kurtarınca sevinçle Karabağ'a, Hocalı'ya  döndü...
   Simdi orada bağımsızlığın şerefini şanlı Azerbaycan Bayrağının gölgesinde yaşamaya başladı.

    Yazar: Çınar ARIKAN-Anamur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir